Thursday, November 12, 2015

Pancarlı Drape

Kardinal mavisi bir gecede,
karanlık güçler bile uyurken.
Daha karanlık olsun istiyor uyumak için.
Süt ve yarasa.
Kibar, soğuk ve mesafeli.
Yalnızlığı seviyor.
İç içe olmak en az salata kadar karışık. 
Gruplara hiç uymadı.
Bir eşi olamazdı,
karanlığı özleyen birinin.
Ağaçlarla konuşmak,
onlarla sohbet etmekten daha güzel.
Hayal kurmak,
sahip olmaktan.
İçindeyken de anlıyor şimdi hayatı.
Yaşam çözeltisi.

Güçsüz Yaşam

Her şey sonsuz bir hiçtir.
Hiçliğe alışabilecek misin?
Gerçekten doğmak için ölmen gerekir.
Günahlara savaş açmak için gelmedin.
Onları affetmek için geldin.
Karanlığı kabul et.
Geceyi de yaşa.
Anarşist ol.
Gücün ötesindeki hayatta
kovalamak yok.
Ummak yok.
Kazanmak yok.
Hiçbir şey yok.

Mother of Sorrows

Yaşamak bir disiplindir. Nasıl yaşamak istiyorsan, her gün egzersiz yapar gibi, bütün konsantrasyonunla, öyle yaşamaya adamalısın kendini. Biraz yaratıcı ve zekiysen de hayattan zevk alırsın. Yaşamayı bilen insan her zaman bir yolunu bulur.

Axis Mundi

Burcum: Kızarmış Akrep.
Yıldızım: Sandra Bullock ve Halle Berry.
Gurubum: Kan, pozitif  ve negatif.
Burcumun cinsiyeti: Cinsiyetsiz, ruh.
Üstün yeteneğim: Analiz ve taklit.
Özelliğim: Neşe ve hüzün yaratmak.
Emelim: Dini bitirmek.
Amacım: Sadece yaşamak.
Yenmem gereken huy: Kibir ve katliam.
Uğurlu günüm: Pazartesi ve her gece.
Uğurlu taşım: Kaplan gözü, kristal ve Stone Age.
Uğurlu renklerim: Eski altın, orta şarap, zeytuni, soytarı.
Uğurlu kokularım: Sümbül, lavanta, siyah gül, sütlaç, kitap.
Uğurlu müziğim: Çığlık ve sessizlik.
Muhtemel hastalıklarım: Şişmanlık.
Uygun olan eş: Hayvanlar, dirilenler ve ormanlar.
Başarılı olacağım meslekler: Yalancılık, otel işletmeciliği, çığlık kraliçeliği.
Olumlu yönlerim: Fool, falcı, assolist.
Olumsuz yönlerim: Saçma ve anlamsız olmam.

Pamlistry

Hayalimdeki meslekler: Korku dükkanı sahibi olmak, ismi "Hafifmeşrep" olan bir meyhane işletmek, burlesque dansçılığı, haftada 2 gere striptiz kulübünde gösteri yapmak, nu modellik, arkeolog olup kuş ülkesinden Göbeklitepe'ye dek kadim uygarlıkları incelemek, korku filminde zombi olmak, erotic shop'ta satış elemanı olmak, benzincide gececi olmak, Amerikan barı işletmek, korku filmi seslendirmek, dünyayı dolaşıp gezi programı çekmek ve sunmak, tuhaf kostümler tasarlamak, eski ve köklü bir kütüphanede görevli olmak, cadı malzemeleri satan bir dükkan açmak.

Hüzünlü Tarlatan

Bataklık yeşili bir korseyi iyice sıktı.
Hayaletlere ince görünmek lazımdı.
Kıymetsiz taşlardan yapılmış gerdanlığını
ve tüysüz şapkasını taktı.
Onlara onlar gibi olduğunu kanıtlaması lazımdı.
İnsandı ama aslında değildi.
Korkuları yoktu mesela.
Üremek istemiyordu.
Gürültüden hoşlanmazdı.
Hayvanlarla konuşabiliyordu.
Karanlık ve orman onun için vazgeçilmezdi.
Ayakları hep havadaymış gibi gezerdi.
Geçmişe gidip gelirdi.
Geleceği asla bilemezdi.
Hiçbir şans oyununu kazanamazdı.
Ama şans hep ondan yanaydı.
Zevkliydi
Alaycıydı.
Sarsaktı.
Karpuz kollu yarasa,
yarasa kollu karpuz.
Bir dilek tut
ve unut.
Hayaletler onu anlardı.
Duvarlarda yaşarlardı.
Zevk hayaletleri.
Geceleri beliren, deliren, kıs kıs gülen.
Bu dünyayı onlarla paylaşırız biz.
Düşlerimizi bilirler.
Seslerini duyarız
magmadan gelen.
Pudrasız peruğunu son kez düzeltti aynada.
Morsalkım rengi yüzüğünü öptü.
Ve duvarın içinden geçti.
Selam Nora Roberts, selam size.

Frances & Bridget

Hep sol omuzundan tuz serp.
Bahçeni gülle çitle.
Şans için biraz lavanta ek.
Ve hep aşık ol.

Nice and Slow

Barış içinde yaşıyoruz
tüm isteklerimle.
Zaman geçmemiş,
zaman zamanın içine geçmiş.
Geçmiş hiç bitmemiş.
Bir yogaterapiye dönüşüyor hayat.
Uttanassana
Bebek, çocuk, kadın, ölü.
Shavasana
Bitkilerin polenleri nüfus ediyor vücuduma
arsızca arınıyorum.
Narsistçe bakıyorum cam bardaktaki yansımama.
Kitaplar başucumdayken uyuyabiliyorum.
Ötesi kötü rüya.
Çan sesleri duyuyorum,
asılan kadınlar,
ateş ve yeniden doğuş.
Bebekleri ve kaşıkları siyaha boyuyorum.
Seramik kadınları olmayacak renklere.
Çünkü hangi rengi en çok sevdiğime o an karar veriyorum.
Mantıklı olması gerekmez
hobi dükkanında, hangi rengi görüp sevmişsem
onunla boyuyorum.
Neden Hollywood kırmızısı olmasın ki bir ten?
18. yy İngiliz lady'leri.
İnci, çini ve kedi.
Hepsi birer pop art oluyor.
Bu,
Andy Warhol'un sivri uçlu ayakkabılar giymesi gibi bir şey.
Şarkılar indiriyorum yolculuklarıma.
Kitapçıdan aldığım kartlarla.
Adım adım ritim ritim.
Sokaklardan süzülüp, gökyüzünden yürüyerek.
Midnight Syndicate'nin basları baritonları
gecenin umarsız karanlığı,
burgonya ve kehribar rengi yıldızlar.
Güneşten bir damla.
Aklım gidip gidip geliyor.
Aklım hayali.
Bir nedenim yok.
Sadece yaşıyorum.

Kare Dekolte

Jane Austen kadınımla İtalyan erotik korku kadınım
birbirinin yüzünü çiziyor.
Sivri tırnakları
kesin dişleri
geniş kalçaları
ve umutsuzlukları
silahları.
Tutkuları ortak
tepkileri ayrı.
Bu kedi savaşını kitaplar ve filmler kazanır.
Açık bir göğüsten,
kağıda kan damlar.
Tüm yükselişler sonlanır.
Biraz daha dantel.